En Sıcak Konular

OTLARLA ALDATMAK

22 Haziran 2012 15:02 tsi
OTLARLA ALDATMAK Sağlık bilincinden yoksun halkı, sihirli ve mucize bitkilerle oyalamak işin özü. Büyülenen herkesin elinde sihirli reçeteler ve formüller. Herkes kendi çapında eczacılık ve doktorculuk oynuyor.

Bilime dayalı tıp, çocuk ölümlerini azalttığı ve insan ömrünü uzattığı için dünya nüfusu hızla artıyor. Yaşam tarzı ise hastalık ve hasta üretiyor.

 

Yaşlı ve hasta sayısının yol açtığı sorunlar, yönetimleri ve ekonomistleri kara kara düşündürüyor. Çünkü sosyal güvenlik fonları ve ekonomi çöküyor.

 

Dünya nüfusu son 50 yılda 2 katından fazla arttı. Kimse açıkca söylemese de, küresel krizin önemli bir nedeni insan ömrünün uzaması sonucu artan sosyal güvenlik açıkları. Uzayan insan ömrünün nedeni ise bilimsel tıptaki gelişmeler, tedaviler ve ilaçlar.

 

Amerika'dan Avrupa ve Japonya'ya kadar insan ömrü 90'a dayanmış bulunuyor. Gittikçe yaşlanan batıda, artan sağlık harcamaları ve emekli maaşlarının yarattığı kara delikleri, petrol kuyuları bile kapatamıyor. Yaşlanan nüfusa musallat olan Alzheimer, kanser, romatizma, diyabet, kalp ve akciğer hastalıkları, organ nakilleri ekonomiyi zorluyor. Gelişmekte olan (sömürülen) ülkelerde durum daha da kötü.

 

Çalışanlardan toplanan primler, artan sağlık harcamalarını ve emekli maaşlarını karşılamıyor.

 

Öte yandan otomasyon, robot teknoloji ve krizle artan işsizlik, sosyal güvenlik fonuna akışı azaltıyor.

 

Sonuç; kara delik denilen ekonomiyi yutan bitmeyen açıklar.

 

Küresel çözümün kod adı; Değişim. İstenilen şekilde değişecek ve dönüşeceğiz.

 

Bu zihinsel savaşın yöntemi : zihinsel kaos. Zihinler önce karışacak sonra değişecek.

 

Sonuçta, sağlığı koruyan, hastalıkları önleyen yaşam tarzı değişimi yerine, ekonomik kaygıları ön plana çıkaran duygusuz ve vicdansız bir dünyaya mahkum oluyoruz.

 

Bu köklü değişim neden yapılıyor ?

 

Modern tıbbın uzattığı insan ömrü, dünya nüfusunun katlanarak artmasına yol açarken, küresel ısınma ve ekonomik krizi kamçılıyor. Modern yaşam tarzının eseri olan küresel ısınma ise kıyameti zorluyor.

 

İnsan ömrünü uzatan ve bu yolla dünya nüfusunu artıran bu sürecin tersine çevrilmesi gerekiyor.

 

Aksi takdirde yaşlanan ülkeler, yatalak hastalar yurduna dönerken krizden krize girecek.

 

Amerikan sağlık sisteminde, önümüzdeki 10 yıl içinde 2 trilyon dolarlık kesinti yapılması için düğmeye basıldı.

 

Bedava sağlık hizmeti verilecek milyonlarca hasta nedeniyle, sağlık bütcesinde oluşacak trilyonlarca dolarlık karadelik nasıl önlenecek ve ayrıca trilyonlarca dolarlık tasarruf nasıl sağlanacak ?

 

Çok basit ! Sağlık anlayışı kökten değişecek.

 

Hastalık üreten bataklığı kurutmak yerine para getiren işlere odaklanan 'bırakınız hasta olsunlar' diyen küresel sağlık anlayışına, küresel ekonomik kriz nedeniyle 'bırakınız ölsünler' küresel anlayışı eklenecek.

 

Müzmin hastalığı olan yaşlı ve yatalak hastalara öncelik tanınacak. Ölmeleri kolaylaştırılacak.

 

Bu amaçla birçok ülkede pahalı teşhis ve tedavilerin sosyal güvenlik dışına çıkarılması ve bunlara ulaşımın zorlaştırılması gündemde. Bilimsel tıp yerini palavra tıbba bırakacak.

 

Sihirli otlar ve mucize sağlık cihazlarının reklamları medyayı kaplarken, sağlık ürünleri satan marketler, eczaneleri yutacak.

 

Nasıl mı? İlaç ve mucize bitkilere harcanan para reklamlarla marketlere gideceği için, eczanelerin cirosu düşecek.

 

Sağlıktan, trilyonlarca dolarlık tasarruf için her yol mübah. Sonuçta faturayı herkes ödeyecek.

 

Küresel değişim planı ne diyorsa yapılacak, yoksa durum kötü.

 

Giderek yaşlanan dünyaya sunulan yeni sağlık planı bu. Akıl oyunu böyle oynanıyor :

 

Bu kısır döngüden çıkış yolu; son yüzyılda dünya nüfusunu 1 milyardan 7 milyara çıkaran bilimsel tıp yerine büyük çoğunluk için palavra tıbba geçilecek.

 

Hayati önemi olan nüfus artışının önlenmesi ve nüfusun azaltılması, zorla değil akıl oyunuyla olmalı.

 

Savaşlar çözüm değil. Dünya savaşları ve İspanyol gribinde bile zayiat, dünya nüfusunun yüzde biri.

 

Dünya nüfusunda gelecek 50 yıldaki artışı önleyen ve hatta azaltan kansız yöntemler var mıdır?

 

Doğurganlığı azaltan GDO'lu ürünler ile ömrü uzatan bilime dayalı tıbdan, bitkisel tıbba geçiş sihirli çözüm olabilir mi? Kısırlıktan her çeşit hastalığa uygun ortam yaratan GDO'lu ürünler vesayet altındaki ülkelerde hızla yayılıyor. Bir çok ülkede nüfus artık artmıyor.

 

Binlerce yılda otlardan süzülerek gelişen bilimsel tıptan, yeniden otlarla tedaviye, özgür(!) medya gayretiyle geri dönüyoruz. Yani uçaktan inip kağnıya biniyoruz.

 

Peki binlerce yılda tekerlikten uçağa ve Apollo ile uzaya giden yolculuğumuzda neden geriye dönüyoruz? Uçaktan inip kağnıya tekrardan binme arzusu nostaljik takılma olabilir mi?

 

3. Dünya savaşı olur ve sonunda taş devrine dönersek otlarla tedavinin mantıklı bir açıklaması olabilir. Çünkü her şey yok oldu, elimizde kalan bu dersiniz.

 

Ama bir bitkinin içindeki bir sürü maddenin kimyasal analizini yapıp hangisinin hangi dozda yararlı ve zararlı olduğunu bildiğimiz bir çağda, etkisi bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış kimyasal maddeleri ayırıp, etkili dozda ilaç olarak kullanmak dururken, hepsini birden yutmanın mantığı nedir?

 

Bu moda neden yayılıyor? İzah edelim :

 

Sağlık anlayışı ayrışırken kutuplaşıyor. Bilimsel tıbba inananlar için modern tıp, diğerleri için bitkisel tıp.

 

Unutmadan söyleyelim : Modern tıp bilimsel tıp değil. Bilimsel tıbbın pazarlanırken ambalajlanmış ve süslenmiş halidir modern tıp.

 

Çağımızda bizim muhatab olduğumuz tıp ; bir sürü işlemden geçmiş, modern hastane ve ileri teknoloji ürünleriyle süslenmiş, bilimsel rehberlerle donatılmış, akretidasyon ve performans sistemiyle organize edilmiş dev hastanelerde pazarlanan ve sektöre dönüşen modern tıp.

 

10 trilyon dolarlık dev bir sektör. Sadece ABD büyüklüğü 2.5 trilyon $. Uğruna kanlı savaşlar yapılan petrolden daha büyük bir sektör. Dünyayı kasıp kavuran ekonomik krizlerin nedeni ; çalışanların primleri azalırken tüketen yaşlı nüfus artıyor. Bilimsel tıbbın uzattığı ömür nedeniyle artan yaşlı nüfusun emekli maaşları ve sağlık harcamaları, sosyal güvenlik fonlarını ve ekonomiyi çökertiyor.

 

Japonya Başbakanı, yaşlılara lütfen ölün diye yalvarıyor, duymadınız mı? Neden?

 

İşte bitkisel tıbba yönlendirilen hastalar, hasta akınından çöken sağlık sistemi ve sosyal güvenlik açıklarının çaresi olacak.

 

Kaynatılıp içilen sihirli otlar, modern tıbba ulaşamayanlar için kolay ve ucuz çözüm.

 

Sağlıklı ve doğal yaşam kod adıyla yapılan bu operasyon, hastalıklı yaşam tarzının panzehiri olarak sunulacak.

 

Detoks masalıyla yapılan uyutma da bu plana dayanıyor.

 

Özgür(!) medyayı bir anda saran bu pazarlama ve yönlendirme sebepsiz ve kendiliğinden değil.

 

Susmak bilmeyen koronun amacı zihinsel kaos.

 

Kanıta dayalı tıp yerine bitkilerin ön plana çıkarılması bu yüzden moda gibi yayılıyor.

 

Sağlık bilincinden yoksun halkı, her derde deva gibi sunulan sihirli ve mucize bitkilerle oyalamak işin özünü oluşturuyor.

 

Büyülenen herkesin elinde sihirli reçeteler ve formüller. Herkes kendi çapında eczacılık ve doktorculuk oynuyor.

 

İnsan ömrünü uzatan kanıta dayalı tıptan, ömrü uzattığına dair bir tek meta-analiz dahi bulunmayan mucize bitkilere kaydırılan yeni sağlık anlayışı ile beyinler yıkanıyor.

 

Tabii bu yeni planı, bilimde kanıtın gücü ve metaanaliz. konusunu bilmeyenlerle tartışmak imkansız.

 

Çiğdem çiçeğinden elde edilen kolşisin isimli ilacın, 1 mg dozda etkisiz, 2 mg dozda etkili, 25 mg üzeri dozda öldürücü olduğunu,

 

Yüksük otundan elde edilen ve nanogram düzeyinde etkili olan Digoxin'in öldürücü dozu ile tedavi edici dozunun çok yakın olduğunu anlatmak zor.

 

Çiftkör, randomize, çok merkezli araştırmaların kanıta dayalı tıbbın temeli olduğundan habersiz ve bilgisiz olan toplumları şifa niyetine otlarla aldatmak ise çok kolay.

 

Bilimde kanıtın gücü ve derecesi dersini bilmeyenler, bilgi adına önüne ne koyarsanız inanırlar.

 

Mucize bitkiler ve sihirli gıdalar üstüne kutsal metinlerin sos olarak kullanılmasına ayrıca gerek var mı?

 

Etkisizlik veya yan etki halinde ilaç aleyhtarı kampanyalar düzenlenmeli, otlarla tedavi özendirilmeli.

 

Metaanalizlerden yoksun palavra tedavilerle insanlar oyalanmalı.

 

Bir taşla altı kuş vurulur mu?

 

Bilimsel tıbdan palavra tıbba geçiş sonucu, yaşlı nüfusu 30 yılda eriterek küresel ısınmayı önleme,

 

Emekli maaşları ve sağlık harcamalarından. kurtulma, erken yaşta ölenlerin mirascılarına piyango,

 

Sosyal güvenlik açıkları ve ekonomik krize kolay çözüm…

 

İnsan ömrünü çaktırmadan kısaltmanın yolu palavra tıp, dört dörtlük akıl oyunu :

 

Otlarla aldatmak, yalancı ilaçlar, bilimsel tıbbın kötülenmesi, zihinsel kaos.

 

Zenginler için kişiye özel çok pahalı, yan etkisiz, genetik ve akıllı ilaçlar üretilirken garibanlar papatya suyuna talim etmeli, sihirli gıda ve bitkilerle oyalanmalı. Böylece hastanelerdeki yığılma önlenmeli.

 

Küresel oyunun amacı ; yaşlı nüfusu azaltarak sosyal güvenlikteki kara deliği kapatmak.

 

Çünkü yaşlanan nüfusun sağlık harcamaları genç nüfusun onlarca katı.

 

Bu yüzden genç yaşta emekli olup 90 yaşına kadar emekli maaşı ve bedava sağlık hizmeti artık tarih olacak.

 

Değişim için bilgi kirliliği ile zihinleri karıştırmak yeterli. Zihinsel kaos, insanları değiştirmenin en kolay yolu.

 

Medya değişimin tılsımlı anahtarı. İlacın etkisini söylerseniz ilacı alan artar, yan etkisini söylerseniz bırakan artar.

 

İlaçlarını bırakan hastalar iki sektörü canlandırır : Hastalık ve cenaze.

 

Değişimin şifresi ; ''hayat fani ölüm ani''. Hastalık üreten yaşam tarzı ise Azrail'in silahı.

 

Bir yanda paraya dayalı küresel sağlık anlayışı, Öte yanda otlarla meze yapılan bitkisel sağlık anlayışı.

 

Bir yanda küresel sermayeye dayalı modern tıp, Öte yanda mucize bitkilere adanan sağlık ve hayatımız.

 

Bir yanda küresel sermayenin yönlendirdiği araştırmalar ve bilim adamları, Öte yanda palavra araştırmalar ve simsarları.

 

Bir yanda paraya kurban edilen bilim, Öte yanda, ekonomiye kurban edilen sağlık ve tüm medyayı saran zihinsel kaos uzmanları.

 

İnsanlık alemine geçmiş olsun !

 

Kaynaklar :

www.kemalyesilcimen.com  

Yeşilçimen K: Hastalık Üreten Yaşam Tarzımız Nasıl Değişir. Hayy kitap, 2006



Bu haber 1,851 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    18,661 µs