En Sıcak Konular

ÜREME TEHDİT ALTINDA

31 Mayıs 2012 20:31 tsi
ÜREME TEHDİT ALTINDA Avrupa Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre 2050 yılında insanların ancak yüzde 5’i doğal yollarla çocuk sahibi olabilecek…

Hem dünyada hem de ülkemizde çocuk sahibi olmak her geçen gün zorlaşıyor. Avrupa Birliği’nin yaptığı bir araştırmaya göre 2050 yılında insanların ancak yüzde 5’i doğal yollarla çocuk sahibi olabilecek…

Prof. Dr. Bülent Tıraş insanların giderek üreme yeteneğini kaybettiğine dikkat çekerek şöyle devam etti:

“Sperm sayısındaki hızlı düşüş görülüyor”

“Değişen yaşam koşulları üreme sorunlarına neden oluyor. Çevre, hava ve su kirliliği çok ciddi problem yaratıyor. Bu faktörler kadınların üremesini de olumsuz etkiliyor. Erkekler üzerinde çok daha önemli üreme sorunlarına yol açıyor. Erkeklerin özellikle sperm sayısındaki hızlı düşüş endişe vericidir. Kadınlarda ise şişmanlık nedeniyle üreme sorunları görülmektedir. Türkiye’de ciddi bir obezite problemi var, bu kadınlarda yumurtlama bozukluğu, düşüklerin artışı, embriyoların rahime tutunamaması gibi problemlerle karşımıza çıkıyor. Toksik maddeler, sigara, alkol, uyuşturucu ve diğer ajanlar, gıdalarda kullanılan kimyasallar, katkı maddeleri ve hormonlar üreme üzerinde insanların neslinin sonunu getirebilecek kadar kötü etki yapıyor.

“Kadınlarda 35 yaş sonrası üreme zorlaşıyor”

Yardımla üreme yöntemlerine duyulan ihtiyaç giderek artıyor. Üreme sağlığını korumak için doğru bir beslenme planı uygulayın. Düzenli egzersiz yapın. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunun. Çocuk yapma yaşını çok ileri yaşlara ertelemeyin. Bebek sahibi olma yaşını kadınlarda 35, erkeklerde 40’dan sonraya bırakmamak lazım. Son 100-200 yıl içinde insan ömrü uzadı ama bizim genetik mirasımız aynen devam ediyor yani üreme için en sağlıklı yaş 20-24 olarak kabul ediliyor, ikinci en sağlıklı yaş 25-29, üçüncü 30-35 arasıdır. 20 yaş öncesi ergen gebeliği olarak kabul ediliyor. Erken gebelik hipertansiyon başta olmak üzere çok ciddi tehlikeleri de beraberinde getiriyor. Kadınlarda 35 yaş sonrası üreme zorlaşıyor. Down sendromlu bebek riski artıyor. Evli bir çift bir yıl korunmadıkları halde bebekleri olmazsa mutlaka doktora başvursun.”

.........................................................................................................................................................

100 çiftten 15’inde kısırlık sorunu var

26 Nisan 2004Geçtiğimiz yüzyıldaki sperm sayısının bu yüzyılda neredeyse yarı yarıya azaldı.

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bülent Tıraş, Türkiye’de her 100 çiftten yaklaşık 15’inde kısırlık sorunu bulunduğuna dikkat çekerek, “Bunların da yaklaşık yüzde 40’ı erkeğe bağlı” dedi.

Antalya Belek’te gerçekleştirilen “4. Ulusal Jinekoloji ve Obstetrik Kongresi”ne katılan Prof. Dr. Bülent Tıraş, kısırlık üzerine ilginç bilgiler verdi. Araştırmaların, geçen yüzyıldaki sperm sayısının bu yüzyılda neredeyse yarı yarıya azaldığını gösterdiğini belirten Bülent Tıraş, Türkiye’de menisinde sperm çıkmayan erkeklerden alınan biyopside, testislerden sperm çıkmama oranının yüzde 40 civarında olduğunu belirtti. Tıraş, şunları söyledi: “Türkiye’de her 100 çiftten yaklaşık 15’inde kısırlık sorunu var. Bunların da yaklaşık yüzde 40’ı erkeğe bağlı. Türkiye’de 10 milyon çift olduğu varsayılırsa, 1.5 milyon çiftin çocuk sahibi olamama sorunuyla karşılaştığı ortaya çıkar. Geçmişte kısırlığın sebebi olarak kadınlar görülüyordu. Erkekler, çocuk olmayınca hanımını değiştirme yoluna gidiyorlardı. Bunun şimdi değiştiğini görüyoruz. Kırsal kesimden bile bize müracaat eden hanımlar, yanlarında eşlerini de getiriyorlar. Bu önemli bir gelişme. Erkeklerin de istemeden de olsa bunu kabul ettiklerini gösteriyor.”

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/267396.asp



Bu haber 1,370 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,047 µs