En Sıcak Konular

SOSYAL OLAYLARDA  BİLİMSEL YAKLAŞIM

10 Aralık 2014 18:42 tsi
SOSYAL OLAYLARDA  BİLİMSEL YAKLAŞIM Pozitif bilimlerde, sebep sonuç ilişkisini tekrar tekrar test etmek ve benzer sonuçları gözlemek mümkün olmasına rağmen sosyal olaylarda böyle bir şansımız yoktur. Çünkü sosyal bir olay, bir kere olur ve geçer. 


Pozitif bilimlerde geleceği öngörmek için kullanılan yöntem, kanıtları birleştirerek olayların yönünü belirlemektir. Ortalama ömür yılda on gün artıyorsa, aynı şartlar altında 20 - 30 yıl sonraki ortalama ömrü hesaplayabiliriz. Aynı şekilde dünya nüfusunun artış hızından sonraki yılları öngörebiliriz. Ancak bu yöntemler sosyal olaylarda geçerli değildir. Sosyal olaylarda olaylara odaklanarak, olay mahallindeki kanıtları toplayarak geleceği öngöremeyiz. Çünķü sosyal olaylar bir seferliktir, olur ve geçer. Aynısını tekrar edemezsiniz ama Gezi tipi bir olayın küresel odak tarafından planlanıp organize edildiğini ve Gezinin özelliklerini (kırmızılı kadın, duran adam, müzikal gösteriler ve festival görüntülerini) bilirseniz, başka ülkelerde benzer şekilde başlayan olaylarda oluşacak kötülükleri önleyebilirsiniz. Amaç, kötülüğü yani ölümleri, krizleri... önlemektir. Gezi fenomeni bizden çok önce başka ülkelerde yapıldığı bilinseydi, önlem alınabilirdi. Bilim yaklaşımın amacı kötülüğü, felaketi veya hastalığı önlemektir.

KOMPLO KÖTÜLÜKTÜR

Kötülük ise hastalıktır, hastalıklı düşüncedir. Dünyayı yaşanmaz hale getiren işte bu hastalıktır. Komplo ; hastalıklı düşünce ve kötülük planının hayata yansımasıdır. Kötülüğü ve perde arkasını yöneten şeytani aklı deşifre etmek ise en büyük iyiliktir. Her çeşit kötülüğü önlemenin ilk adımı budur. Kötülüğü yani komploları açığa çıkarma çabasının amacı, kara çalmak, iftira atmak değildir. Burada amaç, kötüleri kötülükleriyle birlikte teşhir etmek, karanlığı aydınlatmak ve kötülüğün tekrarını önlemektir. Dünya tarihi, iyilik ve kötülüğün savaşıdır. Kötülük komplonun eseridir. Kötülüğü önlemek için, neden, nasıl olduğunu, faillerin kim olduğunu yani kötülüğün perde arkasını bilmeliyiz. Perde arkasını anlamak için kurulan hipoteze komplo teorisi diyoruz.

Komploları aydınlatmanın yolu, bilimsel anlayışla kanıta dayalı komplo teorileri kurmak ve bu hipotezleri, olaylar ve kanıtlar ışığında test etmektir. Sinsice yapılan kötülükleri ve tuzakları başka türlü nasıl aydınlatır ve kötülükle nasıl baş ederiz? Komploları anlamak için bilimsel anlayışla yapılan beyin fırtınası, sağlam kanıtlara ve bunların mantıklı yorumuna dayanan akıl oyunudur, iyilerle kötülerin satrancıdır. Kötülüğü önleme çabalarına karşı çıkmak ise en büyük kötülüktür. Asıl kötü olan, komployu çözmeye çalışanlar değil, komployu tezgahlayan kötülük simsarlarıdır. Bunlar kötülükten daha tehlikelidir. Çünkü kötülük bir sefer olur ve biter. Komplocular ise kötülük tohumlarını saçmaya devam eder.

Bilimsel düşüncenin bilime dönüşmesi, her çeşit kötülüğü, hastalığı, tehlikeyi yani komplo olarak özetlenen felaketleri algılama ve önleme çabasından doğmuştur. Hastalıkların, mesela kanserin perde arkasını, oluşum mekanizmalarını, sağlıktan hastalığa geçişi anlamak için araştırmalar yapıyoruz, hipotezler kuruyoruz . Hastalık veya kanser sağlıklı vücuda yapılan komplo olduğuna göre, yaptığımız iş bu komployu aydınlatmak için hipotezler kurmaktır. Yani komplo teorileri kuruyor ve bunları bilimsel yöntemlerle test ediyoruz. Bilim, tekrarlayan olaylar arasında sebep - sonuç ilişkileri kuran disiplinin adıdır. Bir görüşün bilimsel olması için, diğer araştırmacılar tarafından tekrar tekrar test edilmeye müsait olması gerekir. Sosyal olaylar ise tekrarlamaz, bir kere olur geçer. Mesela 11 eylülün aynısını tekrar tekrar test edemezsiniz. Bilgisayar modelleri olayın aynısı değildir. 2008 krizini tekrar edemezsiniz. O zaman perde arkasındaki gerçeği nasıl öğreneceğiz? Medyadan mı, dedikodu veya geyik yapanlardan mı, yoksa resmi kanallardan mı? Bağımsız , bilimsel anlayışın ışığında anlamak mümkün değil mi? Mümkünse, bu yaklaşım nasıl olmalıdır?

Sosyal olayları, pozitif bilimlerde olduğu gibi, tüpün içinde tekrarlamak mümkün değil demiştik. Keşke zaman tünelinde böyle bir imkan olsa. Bugün için yapılan şu : olayın ağır çekim videosunu izleyip kanıt toplamak. Bilgisayar modellerinde değişkenleri test etmek. Ancak bunlar, perde arkasını göstermez. Bilgisayar modellerinde ikiz kuleleri yıkarken tüm neden ve değişkenleri test etseniz bile, 11 Eylülü planlayan derin aklı ve amaçlarını göremezsiniz. İşte bu nedenle, sosyal olayları çözme merakı komplo teorilerini doğurmuştur. Olayı çözmeye çalışan herkes, kanıtlar toplayacak, düşünecek, hipotezler üretecektir. Bunun aksi, her çeşit kötülük karşısında uyumak ve sessiz kalmaktır. Hangi akıl ve vicdan buna razı olur ki? 11 Eylülün perde arkasını merak etmeyen kişi var mıdır? Komplo teorileri akıl oyunudur, kara çalmak, çamur atmak değildir. Ancak doğru ve güvenilir bilgiler ve sağlam kanıtlar olmadan kurulan hipotezler, çürüktür ve bilimsel anlayışa uygun değildir.

Sosyal olaylarda en mantıklı yaklaşım, yöneten aklın planlarını yani ne yapmak istediğini anlamaktan geçer. Çünkü dünyada yöneten akıldan habersiz yaprak kıpırdamaz. Bu yüzden yapılacak iş, amaçları ve bunu hedefleyen yöneten aklı bulmaya çalışmaktır. Tetiği çeken veya azmettiren önemli değildir. Kim yarar sağlamıştır? Planı yapan kimdir, ne yapmak istiyor ve neden?

Sosyal olayların perde arkasını ve planlayan üst aklı anlamada birinci yöntem, belge ve kanıtlardan giderek büyük resmi görmeye çalışan polisiye yöntemdir. Diğer yöntem ise, zihnimizde öngördüğümüz büyük resimden hareketle olayları, belge ve kanıtları bu hayali resim üzerinde yerli yerine koyarak hipotezi test eden istihbaratcı yöntemidir. Bu iki yöntemle, sosyal olayları planlayan ve yöneten derin aklı bilimsel anlayışla kavramak mümkündür. Sonuçların güvenilir olması için biasdan kaçınmak ve tarafsız analizler gerekiyor.

Kanıtlardan planlayanı bulmak yanıltıcıdır

Sosyal olayların perde arkasını anlamada kanıtları birleştirerek olayların yönünü belirlemek, belge ve kanıtlardan giderek büyük resmi görmeye çalışmak en sık kullanılan polisiye yöntem. Uzun araştırmalar sonucu bulduğunuz, kameralarda size sunulan bir kaç tetikçidir, üst akıl değildir. Kanıta dayalı bu yöntem yanıltıcı olabilir. Neden? Herkesin yaptığı gibi minik kanıtları, puzzla'da yerine koyarak gizlenen büyük resmi görünür hale getirmek, yem olarak sunulan kanıtlar nedeniyle bizi yanlış resme götürür. Çok zahmetli ve zaman alıcı olan bu yöntemde ortaya çıkan resim, gerçek olmaktan çok bizi aldatmaya yönelik bir resimdir. Çünkü ekonomik kriz, terör, ayaklanma, isyan, devleti veya devlet kurumlarını ele geçirme gibi operasyonları yöneten akıl, kendisini gizlemek ve olayın anlaşılmasını önlemek için yanıltıcı ve sahte kanıtlar üretir. Tıpkı savaş uçaklarının füzeleri yanıltan sistemi gibi. İsterse ortamı bulandırır ve olayları anlaşılmaz hale getirebilir. Veya olmasını istediği şekilde toplumu yönlendirir. Sosyal medyanın bu iş için başarıyla kullanıldığını biliyoruz.

Peki bu durumda olayların perde arkasını nasıl anlayacağız? Bunu anlamak için istihbarat biliminden ve onun klasik yöntemlerinden yararlanmak gerekir. İşte istihbarat adı verilen bilim dalı bize büyük resmi yani planlayan üst aklın zihnini görmeyi sağlar. Oyun içinde kurgulanan oyunları anlamamızı sağlar. Sahte ve gerçek kanıtları ayırmayı, doğru ve güvenilir analiz ve yorumlar yapmayı öğretir. Sebeplerden sonuçlara ve sonuçlardan sebeplere gitmeyi öğretir. Binlerce kanıt içinde kaybolmadan, üst aklın plan, proje ve talimatlarını deşifre eder. Medyanın satır aralarını okumayı öğretir.

Gerçeği görmek istiyorsak istihbaratın temel kurallarını bilmek zorundayız. Birinci kural; hiçbir şey göründüğü gibi değildir. İkinci kural; bildiğimiz şeyler yanlış olabilir. Üçüncü kural; yöneten aklı ve hedeflerini bilmeliyiz. Dördüncü kural ; olaydan yararlanan kim ve ne yapmak istiyor? Beşinci kural : Önemli sonuçlar ve değişimler, büyük güçlerin eseridir. 

6. Büyük resmi görmeliyiz. Büyük resmi görmek için de, küçük ayrıntılardan uzaklaşıp farklı düşünmek gerekir.

7. Büyük olaylar büyük nedenlerin sonucudur. Mesela 11 eylül gibi yeni bir çağı başlatan olayın ciddi nedenleri olmalıdır. 

8. Sosyal olayların hedefi yani sonuçları vardır. Bilim; sebep - sonuç ilişkisini inceleyen disiplin olduğuna göre bu ilişkiyi anlamak gerekir. Pek çok olayın peşpeşe geldiği zincirleme reaksiyonlarda, sonuçlar daima sonraki olayın sebebi olabilir. Bu yüzden ilgisiz görülen olay ve sonuçlar arasındaki bağlantıyı gözden kaçırmamak gerekir.

9. Tarih tekerrürdür. Sosyal olayların tarihte benzer örnekleri ve yansımaları olabilir. Üst aklın tarihini ve temel işletim programlarını bilmek gerekir. Modifikasyonlar daima tarihi ve ezoterik izler taşır. Ezoterik bilgiler, Kabala, Tevratın yansımaları olabilir.

Sosyal olayların perde arkasını anlamada bilimsel modelimiz nasıl olmalıdır?

Hipotezden hareketle büyük resmin test edilmesi daha kolay ve mantıklıdır. Çok sayıda kanıtın büyük resme uymaması, zaten o hipotezi geçersiz kılacaktır. Elimizde az sayıda hipotez yani büyük resim olduğuna göre, puzzle parçalarının bu resme yerleştirilmesi, uymuyorsa uyan parçaların aranması gerekir. Böylece hangi olayın hangi yöneten aklın eseri olduğu bilinir. Örneğin büyük resimlerden birinde hipoteze göre dünyada 11 Eylülle başlayan savaşın tarafları, küresel sermaye ve bunun ele geçirmek istediği ulus devletler olsun. Hipoteze göre, küresel sermaye ulus devletleri tasfiye edip tek dünya devleti kurmak istesin. Bu durumu ulus devletler seyredecek değildir. Onların refleksi de küresel sermayeyi ele geçirmek olacaktır. Örneğin Rusya'da olduğu gibi Oligarkların hapse atılması, kaçması, sermayenin el değiştirmesine yol açacaktır. Bizim gördüğümüz, futbol takımlarını satın alan zenginlerdir. Oysa perde arkasındaki olaylar çok farklıdır.

Küresel sermaye keşfettiği ilaçlarla kazanıyorsa, karşı taraf bitkisel tedaviler ve ilaç yan etkileriyle yola çıkacaktır. Amerika'daki eski sağlık sistemi ve yeni dönüşüm programı da bu savaşın izlerini taşıyor. Küresel sermaye yaşam tarzıyla hasta edip sonra da tedavi ediyor numarasıyla trilyon dolarları götürüyorsa, karşı tarafta hastalıkları önleyerek bu istismarı önleyecektir. Tabii akıl edebiliyorsa.

Büyük resimde Küresel sermaye para, faiz, türev ürünler ve ekonomik kriz silahını kullanıyorsa, bu devasa sermayeyi ele geçirmek isteyen ulus devletler de buna karşı faizi sıfırlayacak, türev ürünleri yasaklayıp borsada fırıldak çevirmeyi önleyecek. Küresel sermaye ise, halk hareketleri ve turuncu devrimlerle iktidarları alaşağı ediyor. Terör örgütlerini kimin kurduğunu ve finanse ettiğini bilirsek, yapılan eylemlerin amacı ve mesajını kolayca anlayabiliriz. Tabii ülkelerin uzun vadeli planlarını da bilmek kaydıyla. Bazı olaylar asıl hedefe ulaşmak için tezgahlanırken bazıları da asıl hedefi gizlemek ve dikkat dağıtmak için yapılır. İrana yapılacak saldırının taşları bu yöntemle döşeniyor. Asıl hedef Türkiyeyi işgal etmek ve dünyayı buradan yönetmek. Sevr dayatması, yani Şark meselesi Haçlı seferlerinin ikinci aşaması idi ama bozuldu. Şimdi Şark meselesini bitirmek ve bizi bu topraklardan atmak istiyorlar. Hüsrana uğrayacaklar. 

http://www.kemalyesilcimen.com/artikel.php?artikel_id=266



Bu haber 5,247 defa okundu.


Yorumlar

 + Yorum Ekle 
    kapat

    Değerli okuyucumuz,
    Yazdığınız yorumlar editör denetiminden sonra onaylanır ve sitede yayınlanır.
    Yorum yazarken aşağıda maddeler halinde belirtilmiş hususları okumuş, anlamış, kabul etmiş sayılırsınız.
    · Türkiye Cumhuriyeti kanunlarında açıkça suç olarak belirtilmiş konular için suçu ya da suçluyu övücü ifadeler kullanılamayağını,
    · Kişi ya da kurumlar için eleştiri sınırları ötesinde küçük düşürücü ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi ya da kurumlara karşı tehdit, saldırı ya da tahkir içerikli ifadeler kullanılamayacağını,
    · Kişi veya kurumların telif haklarına konu olan fikir ve/veya sanat eserlerine ait hiçbir içerik yayınlanamayacağını,
    · Kişi veya kurumların ticari sırlarının ifşaı edilemeyeceğini,
    · Genel ahlaka aykırı söz, ifade ya da yakıştırmaların yapılamayacağını,
    · Yasal bir takip durumda, yorum tarih ve saati ile yorumu yazdığım cihaza ait IP numarasının adli makamlara iletileceğini,
    · Yorumumdan kaynaklanan her türlü hukuki sorumluluğun tarafıma ait olduğunu,
    Bu formu gönderdiğimde kabul ediyorum.




    En Çok Okunan Haberler


    Haber Sistemi altyapısı ile çalışmaktadır.
    5,868 µs